Çocuk ne kadar süre oyun oynadı?
Birçok ebeveyn için bu soru önemlidir.Gün içinde ne kadar oynadığı, yeterince vakit ayırıp ayırmadığı sık sık düşünülür.
Ama asıl soru çoğu zaman gözden kaçar:
Nasıl oynadı?
Çünkü oyun söz konusu olduğunda, süre her zaman belirleyici değildir.Asıl farkı yaratan şey, oyunun niteliğidir.
Bir çocuk saatlerce oyalanabilir.Ama bu süre boyunca;
bu, gelişim açısından sınırlı bir deneyim olabilir.
Oyun süresi uzundur ama etkileşim düşüktür.
Öte yandan, kısa süren bir oyun bile;çocuğun düşündüğü, denediği, hata yaptığı ve yeniden kurduğu bir süreç içeriyorsaçok daha güçlü bir öğrenme alanına dönüşür.
Oyun kalitesi; süreden bağımsız olarak, çocuğun oyuna ne kadar aktif katıldığıyla ilgilidir.
Kaliteli bir oyunda çocuk:
Burada çocuk sadece oynayan değil, aynı zamanda düşünen ve üreten taraftır.
Oyun dışarıdan yönetilmez.İçeriden kurulur.
Derin oyun, çocuğun oyunun içinde kaybolabildiği bir süreçtir.
Bu tür bir oyunda çocuk:
Bu durum çoğu zaman sessizdir.Gösterişli değildir.Ama öğrenmenin en yoğun olduğu alan burasıdır.
Sadece süreye odaklanmak, oyunu bir “tamamlanması gereken görev” haline getirebilir.
“Oyuncakla oynadı mı?”“Ne kadar oynadı?”
Bu soruların yerine şu sorular daha anlamlıdır:
Çünkü çocuk için önemli olan, oyunun ne kadar sürdüğü değil,oyunun içinde ne yaşadığıdır.
Evet.
Hatta çoğu zaman,daha kısa ama yoğun bir oyun süreci,uzun ama yüzeysel bir oyundan çok daha değerlidir.
Çocuk gerçekten dahil olduğunda:
Bu noktada süre geri planda kalır.Süre değil, deneyim belirleyici olur.
Oyun süresi elbette tamamen önemsiz değildir.Ama tek başına yeterli bir ölçü de değildir.
Asıl önemli olan, çocuğun oyunun içinde:
Çünkü oyun, zaman doldurmak için değil,deneyim kurmak için vardır.
Ve bu deneyim, süreden çok derinlikle şekillenir.