Çocuklar dünyayı yalnızca bakarak değil; dokunarak, koklayarak, dinleyerek, hareket ederek keşfeder. Duyusal oyun tam olarak bu keşfin oyun halidir. Çocuğun tüm duyularını aktif şekilde kullanabildiği her oyun, onun için sadece eğlenceli bir zaman değil; aynı zamanda güçlü bir öğrenme alanıdır.
Duyusal oyun, çocuğun bedeniyle ve çevresiyle bağ kurmasını sağlar. Bu bağ ne kadar gerçek ve somut olursa, öğrenme de o kadar kalıcı olur.
Duyusal oyun;
duyularından bir ya da birkaçını aynı anda harekete geçiren oyunları kapsar.
Bir çocuğun ahşap bir parçayı elinde çevirmesi, farklı dokuları karşılaştırması, çıkardığı sesi dinlemesi ya da parçaların ağırlığını fark etmesi… Bunların hepsi duyusal oyunun içindedir.
Duyusal oyunun temelinde, çocuğun materyalle özgürce ilişki kurabilmesi vardır.
Bu yaklaşımın hangi oyuncaklarla gerçekten desteklendiğini Montessori Oyuncak Nedir, Ne Değildir? yazımızda daha detaylı ele alıyoruz.
Duyusal oyun, çocuğun gelişimini tek bir alanda değil, bütünsel olarak destekler.
Duyular aktif olduğunda beyin yeni bağlantılar kurar. Özellikle erken yaşlarda bu bağlantılar, öğrenmenin temelini oluşturur.
Kavrama, sıkma, yerleştirme, dengeleme gibi hareketler el-göz koordinasyonunu güçlendirir.
Tek bir uyarana uzun süre temas eden çocuk, kendi dikkat süresini doğal olarak uzatır.
Dokunmak, tekrar etmek, ritim yakalamak çocuk için sakinleştirici bir etki yaratır.
Duyusal oyunun etkisi, kullanılan materyalin dokusu ve yapısıyla doğrudan ilişkilidir.
Doğal ve güvenli materyallerin neden bu kadar önemli olduğunu Ahşap Oyuncak Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? yazımızda paylaşıyoruz.
Oyun, çocuk için öğrenmenin en doğal yoludur. Duyusal oyun ise bu öğrenmeyi soyuttan çıkarıp somut hale getirir.
Bir kavram anlatıldığında değil, deneyimlendiğinde anlaşılır. Bir çocuk sayıları yalnızca görerek değil; dokunarak, yerleştirerek, hissederek öğrendiğinde o bilgi zihnine yerleşir.
Duyularla desteklenen oyunlar, öğrenmenin kalıcılığını güçlendirir.
Oyunla öğrenmenin neden bu kadar etkili olduğunu Oyunla Öğrenme Neden Bu Kadar Kalıcı başlıklı yazımızda detaylandırıyoruz.
Hayır. Duyusal oyun için karmaşık düzeneklere gerek yok.
En önemli nokta, oyunun sonucunun yetişkin tarafından belirlenmemesidir.
Mind of Toys’ta oyun, sadece bir aktivite olarak görülmez. Her materyal; çocuğun dokunabileceği, hissedebileceği ve kendi yolunu bulabileceği şekilde tasarlanır.
Bu yaklaşımın arkasındaki düşünceyi Mind of Toys Nedir? yazımızda daha yakından bulabilirsiniz.
Duyusal oyun, çocuğun dünyayla kurduğu ilk ve en güçlü bağlardan biridir. Bu bağ ne kadar gerçek, sade ve doğal olursa; öğrenme de o kadar derin olur.
Oyun oynayan çocuk sadece eğlenmez. Kendini tanır, çevresini anlar ve öğrenmeyi sever.